NEZAKETSİZ MİSİNİZ?

"Hey sen bak buraya!"

"Git başımdan, sus diyorum sana!"

"Bir işi beceremiyorsunuz, yuh size!"

"Aaa Çiğdem Hanım, size hiç yakıştıramadım bu cümleleleri" dediğinizi duyar gibiyim.. Dağlara taşlara sevgili dostlar. Kim olmak ister böylesine nobran ve kaba?

Böyle bir başlangıç yapmak istedim çünkü konumuz: "NEZAKET". 

Hz. Mevlana: "Edebi edepsizden, terbiyeyi terbiyesizden öğrendim" demiş. Bildiğiniz gibi her birşey zıddıyla var oluyor. Yeni doğan bir bebeği büyütürken; "bu çirkin, bu kötü, bu iyi, bu çok güzel" gibi sözlerle onu eğiterek gelecekteki davranış biçimini etkilemiş oluruz bir nevi kişiliğine katkıda bulunuyoruz. Yani temeller çocuklukta atılıyor, ağaç yaşken eğiliyor.

Nezaket, ahlaktan önce gelir ve ahlakı sağlar. Hayatımıza güzellik katan en güzel erdemlerden biridir nezaket. Üstelik yeni araştırmalar nezaketin akıl ve ruh sağlığına da iyi geldiğini gösteriyor öyle ki etrafımızdaki insanlara iyi ve nazik davranmak sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisinde oldukça etkiliymiş.

Hadi öyleyse! Sabah dışarı çıktığınızda sokağınızı pırıl pırıl yapan temizlik görevlisine selam vererek güne başlayın, otobüs şoförüne "Günaydın" deyin bakın neler oluyor.. Her sabah somurtarak işe giden siz, güne böyle başlayınca çok daha hafiflemiş olacaksınız buna eminim. Çünkü nezaket öfkeyi, üzüntüyü insandan uzaklaştırmaktadır. İslam medeniyetinin nüvelerindendir. Medeniyetimizdeki pek çok adette bu inceliği görmekteyiz. Mesela; eskiden pencere önlerine konulan sarı çiçek o evde bir hastanın olduğunu göstermekteymiş ve sokaktan geçenlere; "Lütfen sessiz olun" uyarısı yaparmış, ne incelik ama değil mi? Şimdilerdeyse yüksek sesle konuşmasından rahatsız olduğumuz birisini bağırarak uyarıyoruz.. 

Şu ilginç bilgiye kimileriniz sahiptir belki: "Haddi aştık" cümlesi pek meşhurdur ve aslında peygamber efendimizin vefat yaşı olan 63'ü geçen büyüklerimizin benimsediği bir sözdür. 63 yaşını geçen ninelerimiz, dedelerimiz, "Haddi aştık artık" derlerdi. Malesef bugünlerde nazik, latif ve zarif biri olmak pek popüler değil. Popüler kılmaz sizi bu özellik belki ama erdem sahibi yapar.

Öte yandan nezaket sahibi insanlar, bir kimsenin hatasını, eksikliğini görse bile onu ortaya sermez, etrafa yaymaz.  Kültürümüzde "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" sözü böylesi bir nezaketin en güzel işaretlerindendir.. Onca kusurumuz varken başkalarının kusurlarıyla uğraşmak hoş olmasa gerek. 

Sosyal hayatımızda ahengi  nezaketsizlikle sağlayamayız. Nezaket sahibi insan alanında ne kadar büyürse gönlü de o kadar alçalırmış.. Öyleyse incelelim insanlara iyi gelelim efendim. 

Bir incelik gösterin incinmesin yüreğim demiş zarif adam (Cahit Zarifoğlu) Buna hepimizin ihtiyacı yok mu sizce?

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner274